|
Telekomünikasyon Kurumu İkinci Başkanı Galip Zerey, bu yıl sonu itibariyle 3G yetkilendirmesi yapacaklarını, 3G'nin hemen ardından da genişbant (Wimax) yetkilendirmesi yapmayı planladıklarını belirtti.
Zerey, 7. Türkiye Hazar & Orta Asya, Rusya ve Karadeniz Ülkeleri Telekomünikasyon ve Bilgi Teknolojileri Konferansının "Bölgesel Telekomünikasyon Piyasası ve Olası AB Üyeliği Işığında Türkiye'nin Bölgedeki Rolüne Genel Bakış" konulu oturumunda yaptığı konuşmada, Türkiye'deki bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün 16,7 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olduğunu söyledi. Türkiye'de 18,2 milyon sabit telefon abonesi ile yüzde 25,3, 63 milyon mobil telefon abonesi ile yüzde 87 penetrasyon sağlandığını belirten Zerey, genişbant internet abonesi 5 milyon kişi bulunduğunu ve bunun yüzde 7'lik bir penetrasyon anlamına geldiğini ifade etti.
Galip Zerey, genişbant abone sayısında son yıllarda kaydedilen hızlı artışın devam etmesini ve önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 7-8 milyon aboneye ulaşılmasını beklediğini belirterek, bu alanda alternatif operatörlerin oranının yüzde 4 civarında olduğunu, bu oranı önümüzdeki yıllarda artırmayı hedeflediklerini aktardı. Uzak mesafe telefon hizmetlerinde ise bu alanda faaliyet gösteren operatörlerin payının son yıllarda artış göstermekte olduğuna dikkat çeken Zerey, "Türk Telekom'u, ekmek üreten fırıncı, diğer arkadaşları da bu ekmeği satan bakkallar olarak görüyoruz. Gerçi son yıllardaki düzenlemelerle onlar da küçük fırınlar açmaya başladılar" diye konuştu.
Galip Zerey, kablolu televizyonda bazı sorunlar yaşandığını ve bu sorunları çözmek için Türksat yetkilileriyle de yakın temas halinde çalıştıklarını dile getirerek, "Benim tahminim, kablolu televizyonda bu yılın ikinci yarısından itibaren önemli adımlar atılacağı yönünde" dedi. Sektöre ilişkin regülasyonların büyük ölçüde tamamlandığını ve bunların AB ile yüzde 95 oranında uyumlu olduğunu anlatan Zerey, önümüzdeki günlerde elektronik ve haberleşme yasası da çıktığında bu uyum oranının yüzde 99'a ulaşacağını söyledi. Galip Zerey, şu anda sektörün genelinde toplam 246 lisanslı operatörün faaliyet gösterdiğini ve bu sayıda çok bir artış beklemediklerini belirterek, "Uzun mesafe telefon işletmeciliğinde de ana oyuncular belli olmuştur. Şimdi yatırım yapma zamanıdır" dedi.
Bu sene içinde gerçekleştirilmesi planlanan yatırım çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Zerey, şunalrı söyledi: "Yakın gelecekte, bu yıl sonu itibariyle 3G yetkilendirmesi yapacağız. Bu 3G yetkilendirmesinde 4 tane lisans vermeyi düşünüyoruz. 3 tane mevcut operatöre ve yeni bir operatöre kapımız açık. İkinci önemli çalışmamız yaygın olarak bilinen şekliyle Wimax, yani genişbant yetkilendirme yapacağız. Wimax konusunda sabit tarafın standartları bitmiştir, kullanılabilir. Ancak mobil taraf henüz oturmamıştır, standartları kesinleşmemiştir. 3G'nin hemen ardından, aşağı yukarı eş zamanlı diyebileceğimiz bir şekilde genişbant yetkilendirmesini yapmayı planlıyoruz. Üçüncü olarak planladığımız lisans şekli de, MVNO dediğimiz sanal operatörler olacak. Bir vergi problemimiz vardı. Bu kısım da Maliye Bakanlığı tarafından TBMM'ye sunulmuştur, sırada beklemektedir. Aldığımız bilgiye göre, önümüzdeki hafta ya da ondan sonraki hafta çıkmasını bekliyoruz. Çıktığı zaman, Türkiye'de sanal operatörleri de lisanslama yapıp, çalışmalarını sağlayacağız."
Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Cabir Bilirgen Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Cabir Bilirgen ise 21. yüzyıla şimdiden damgasını vuran bilişim ve iletişim teknolojilerinin bilgi toplumuna zemin oluşturduğuna işaret ederek, bu alanda sayısal uçurum denilen kavramın ortadan kaldırılması için gelişmekte olan ülkelerin gerekli bilişim altyapısına sahip olması ve bunun için bu ülkelere destek verilmesinin önemini vurguladı. Bilirgen, bir ülkede teknolojinin toplumdan ve bulunduğu coğrafyadan bağımsız ele alınamayacağını ifade etti. Telekomünikasyon sektöründeki tekelci yapıların yerini özelleştirme ve serbestleştirme eğilimine bıraktıklarını ve bu eğilimin dünyada giderek önemli bir mesafe kaydettiğini dile getiren Bilirgen, serbestleşme sürecinin işletme, teknoloji ve diğer sektörlere sağladığı avantajlarla gelişmeyi tetiklediğinin bilindiğini kaydetti.
|