|
Demir fiyatlarındaki artış, 4 ayda yüzde 100'e çıktı |
|
Per, 01 Mayıs 2008 |
|
İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Sadi Sürenkök, inşaat sektörünün en önemli girdilerinden biri olan demir fiyatlarındaki dört aylık artış yüzde 100 dolayında olduğunu belirterek, "Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm ekonomik göstergeler bu artışın suni ve spekülatif amaçlı olduğunu göstermektedir" dedi.
Sürenkök, yaptığı açıklamada, inşaat demiri fiyatlarının 4 ay içerisinde yüzde 100'e varan oranda arttığını belirterek, "1 Ocak 2008'de tonu 850 YTL olan inşaat demiri fiyatı, 30 Nisan 2008 tarihinde bin 600 YTL'ye yükseldi. Aynı tarihler arasındaki enflasyon TÜFE'de yüzde 9.0, ÜFE'de yüzde 7.0 civarında iken demirde bu oran yüzde 100 oldu" dedi.
Bu artışı, Çin'e yapılan ihracatla, Navlun ücretlerindeki demir cevheri ve hurda demir fiyatlarındaki artışla açıklamanın mümkün olmadığını ifade eden Sürenkök, şunları kaydetti:
"Ülkemiz ekonomisinin en önemli atardamarlarından biri olan inşaat sektöründe başlayan durgunluk, demir fiyatlarındaki aşırı artışla ivme kazanmıştır. Sağladığı istihdam ve girdilerinin çeşitliliği açısından, ekonomide çok geniş bir yelpazeyi etkileyen inşaat sektörü, demir fiyatlarındaki bu dengesiz artıştan olumsuz etkilenmektedir. Özellikle kamu kurumlarına ya da özel sektörde anahtar teslimi iş yapan müteahhit firmalarımız zor durumdadır. Bu firmalar 4 ay önce yapmış oldukları anahtar teslimi özleşmelerde; demir fiyatlarını ortalama 850 YTL olarak hesaplamış ve yıllık enflasyonu da devletin en yetkili ağızlarından yapılan açıklamalar ışığında yüzde 10 olarak öngörmüştür. Aradan daha 4 ay geçmeden demir fiyatlarının yüzde 100 oranında artması, bu firmalarımızı ve dolayısıyla inşaat sektörünü olumsuz etkileyecektir. Kamu ihalelerinde yaşanan yüksek kırımlar da göz önüne alındığında, yapılan işin kalitesi ve imalat programının sağlıklı yürümesi zorlaşmaktadır. Her iki durumda da ülkemiz konomisi ve inşaat sektörü ciddi zarar görecektir. Bu zararları ve çöküşü önlemek için, kamu ve TOKİ inşaatları müteahhitlerine ya idarece demir temin edilmeli, ya da enflasyonun üzerindeki fiyat farkları ödenmelidir."
Ülkedeki demir fiyatlarının yurt dışı piyasalara ve özellikle dolara endeksli olduğunu ancak dolarda ve dış piyasada bu denli bir artış olmadığına göre 'serbest piyasadaki' bu gelişmenin nasıl açıklanacağını merak ettiklerini söyleyen Sürenkök, "Demir fiyatlarının yüksek oranlarda artışı bazı çevrelerin anormal karlar sağlama peşinde olduğu endişesini uyandırmaktadır. Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm ekonomik göstergeler bu artışın suni ve spekülatif amaçlı olduğunu göstermektedir. Bu gelişme, üretici irmaların piyasa fiyatlarının belirlenmesinde birlikte hareket ettikleri yönünde bir kuşkuya da yol açmaktadır ki bu durumda Rekabet Kurumu'nun olaya el koyması gerekiyor" dedi.
|